Göçmenlik Başvurusu Yapanların Sosyal Medya Profilleri İnceleniyor Mu?

Amerika İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) yetkilileri, göçmenlik başvurusunda başvurusunda bulunan kişilerin sosyal medya profillerine erişebilmek için çeşitli yöntemlere başvuruyor.

Bu sayede Bakanlık çalışanları;

  • Başvuru sahiplerinin sosyal medya aktivitelerini inceleyebiliyor,
  • Sosyal medya sitelerinde sahte profiller oluşturabiliyor.

CBP, ICE ve DHS gibi çeşitli göçmenlik dairelerindeki yetkililer, sahte isimle sosyal medya hesapları oluşturma konusunu daha önce tartışmaya açmışlardı. Bu konuda daha önce ortaya konulan çabalar, sosyal medya platformlarının sahte profil kullanımını yasaklayan politikalarına takılmıştı.

Kurumların sahte isimli profillerini hangi sitelerde kullandıkları bilinmiyor; ancak Facebook’un da aralarında bulunduğu birçok platform, sahte hesap kullanımını hizmet sözleşmeleriyle yasaklıyor. Platformlara üye olmak isteyen kişilerin en başta sahte profiller oluşturmayacağını kabul etmesi bekleniyor.

Eylül ayının başında Brennan Center tarafından yayınlanan bir rapor, durumun ciddiyetini gözler önüne serdi. Rapora göre Facebook, bir temsilcisi aracılığıyla DHS ile iletişime geçti ve şirket politikalarının ihlal edildiğine yönelik bazı uyarılarda bulundu.

Amerika genelinde kolluk kuvvetlerinin mahkeme kararı bulunmadan insanların sosyal medya aktivitelerini izlemesi ve veri toplamasına ilişkin endişeler giderek artıyor. Son yıllarda polisin Black Lives Matter protestocularını izlemek için sahte hesaplar kullandığı da iddia edilmişti.

İddialara göre bazı polis memurları sıradan vatandaşlara ait görünen Facebook profilleri açarak, kolluk kuvvetlerini eleştiren paylaşımların altına olumsuz yorumlar yazıyordu. Aynı zamanda soruşturmalarına konu olan kişilere arkadaşlık isteği göndererek kişisel bilgilerine erişmeye çalışıyorlardı. Facebook, hakimin onayı olmadan yapılan bu işlemlere açıkça itiraz etmişti.

DHS’in elinde, göçmenleri ve Amerikan vatandaşlarını takip etmesine olanak tanıyan geniş bir gözetim ağı bulunuyor. Kurum, bu kapsamda kişilerin verilerine erişebiliyor ya da yüz tanıma gibi özelliklerden faydalanabiliyor.

Raporda DHS bünyesindeki USCIS çalışanlarının ‘göçmenlik yardımlarından faydalanmak isteyen’ kimseleri araştırmak üzere sahte profiller oluşturduğu da belirtiliyor. USCIS yetkilileri, yaptıkları sosyal medya incelemeleri ile başvuru sahiplerinin adreslerine, ilişki bilgilerine, eğitim ve iş hayatlarıyla alakalı diğer bilgilere erişebiliyor. Toplanan bu bilgiler daha sonra kişilerle alakalı oluşturulan dosyalara kaydediliyor.

Sosyal medya platformlarından ilk tepki Facebook’tan gelmişti.

DHS, 2019 yılında ‘herkese açık olan sosyal medya hesaplarının incelenebilmesine’ ilişkin yönergeler içeren bir belge yayınlamıştı. Burada “Bazı CBP çalışanları, operasyonel güvenlik amacıyla sosyal medya sayfalarını görüntülerken kimliklerini gizleyebilirler.“ ifadesine yer verilmişti. Raporda bu ifadelerin Facebook’un dikkatini çektiği, ve bir şirket temsilcisinin konuyla alakalı DHS ile iletişime geçtiği iddia edildi.

DHS’te çalışan bir siber güvenlik uzmanı, Facebook’a verdiği cevapta “CBP çalışanlarının kamuya açık bilgileri görüntülemek için hesaplar oluşturabileceğini ve gönderilerini inceleyebileceğini“ belirtti.

Geçtiğimiz sene ICE bünyesindeki ERO çalışanlarının da “sosyal medyanın kaçak ve tutuklularla mücadelede daha etkin kullanılması“ konusunu tartıştıkları ortaya çıkmıştı.

DHS’in konuyla alakalı The Guardian’a yaptığı açıklamada, “DHS, misyonunu yerine getirmek için altyapıya yönelik tehditler, dark web’deki yasa dışı insan ticareti, sınır ötesi suç ve terörizmle ilgili soruşturmaları destekleyen araçları ve çeşitli teknoloji ürünlerini kullanır. DHS bu teknolojiden kendi yetkilerine ve yasalara uygun şekilde faydalanır.“ ifadelerine yer verildi.

Açıklamada ayrıca USCIS’in Trump yönetiminde benimsenen politikaları sürdürdüğü doğrulandı. USCIS çalışanlarının göçmenlik yardımı almak isteyen kişileri araştırmak için sahte profiller kullanmaya devam ettiği de belirtildi. Ancak bu sahte profillerden ‘yalnızca USCIS’i alakadar eden konularda faydalanıldığı ve kamuya açık olan bilgilerin toplandığı’ da eklendi.

Açıklamaya göre CBP, Amerika’ya girmek isteyen kişilerin başvurularını incelerken sosyal medya üzerinde ‘gizli izleme’ faaliyetlerinde bulunabiliyor. Ancak bu ‘gizli’ faaliyet esnasında soruşturmaya konu olan kişilerle direkt iletişime geçmek yasak.

Bu ilk vaka değil!

2019 yılında ICE’ın University of Farmington adında sahte bir üniversiteye ait bir Facebook sayfası açarak göçmenlik dolandırıcılığı yapan kişileri yakalamaya çalıştığı açığa çıkmıştı. ICE memurları bu sahte üniversite için bir web sitesi kurdu, yabancı öğrenci kaydına uygun olduğunu belirten resmi belgeler düzenledi ve personeller profilleri yarattı. Sitede sahte okulun dış görünüşünü gösteren fotoğraflar bile bulunmaktaydı.

Çoğu Hindistan kökenli 600’ün üzerinde öğrenci bu okula kayıt yaptırdı. 2019’un Ocak ayında hükümet, bir iddianame ile öğrencileri kurumun sahte olduğunu bilerek hareket etmekle ve Amerika’da yasa dışı yollarla kalmak için kayıt yaptırmakla suçladı. Dosya kapsamında tam 172 öğrenci tutuklandı.

Kaynak: DHS.gov, Federal Register, The Guardian

Bu gönderiyi paylaşın:

Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp
Email