2024 Başkanlık Seçimleri ve Trump’ın Göçmenlik Politikası Üzerine

2024 seçimlerine yaklaşırken, Amerika’da göçmenlik uygulamalarında ciddi sorunlar yaşandığı düşüncesinin artık tek bir siyasi kanata ait olmadığı görülüyor. Göç politikasından dolayı Biden hükümetine toplumun her kesiminden yöneltilen eleştiriler, Cumhuriyetçi Parti’nin kampanyalarıyla birleşince ortaya 2024 seçimlerinde yaşanabilecek politik gelişmelere dair bazı işaretler çıkıyor.

Trump Göçmenlik Konusunda Tonunu Sertleştirdi!

Geçtiğimiz günlerde NBC News’da yayınlanan bir makaleye göre, Trump’ın ilk döneminde uyguladığı sert göç politikalarını genişletmeye yönelik sözleri ve bazı vaatleri Cumhuriyetçi Parti’yi destekleyen bazı muhafazakar seçmenleri bile endişelendiriyor. Trump, özellikle Güney sınırında yaşanan kontrolsüz göçün durdurulması için sert önlemler alınacağını belirtiyor. Diğer yandan, eski Başkan’ın yasa dışı göçmenlere Nazileri andıran ifadelerle hitap ederek ‘ülkenin kanını zehirlediklerini’ ima etmesi de endişeyle karşılanıyor.

Associated Press’in konuyla alakalı haberine göre Trump’ın vaatleri arasında;

  • Amerika’da doğanların kendiliğinden elde ettiği vatandaşlık hakkı uygulamasının sona erdirilmesi,
  • Sınırlara daha fazla duvar inşa edilmesi,
  • Müslümanların çoğunlukta olduğu yedi ülkeyi kapsayan tartışmalı ‘seyahat yasağı’ uygulamasının kapsamının genişletilmesi,
  • Amerika’ya gelen göçmenlerin ‘ideolojik tarama’ya tabi tutulması,
  • Ülkede yasal statüsü bulunmayan kimselerin çalışma izinlerinin ve barınma ile ulaşım finansmanlarının kesilmesi,

gibi radikal bulunan bazı adımlar yer alıyor. Bu planlar, göç politikalarında köklü bir değişimi beraberinde getirecek gibi görünüyor.

Göç Konusundaki Tavır, 2024 Seçimlerinin Sonucunu Etkileyecek.

Göç konusunun 2024’te yapılacak olan Başkanlık seçimlerinin önemli gündem maddelerinden biri olacağı kesin gibi. Gallup’ın Haziran ayında yaptığı bir ankete göre,

Amerikalıların hala göçün ülke için iyi bir şey olduğuna inanma oranı %68 civarlarında seyrediyor. Bu, 2014 yılından beri görülen en düşük seviye; örneğin 2020 yılında bu oran %77 idi.

NBC News’in düzenlediği son ankete göre, seçmenlerin dörtte üçü Kongre’nin Meksika sınırının güvenliğine yönelik daha fazla harcama yapmasını destekliyor. Diğer yandan, genellikle göçmenleri memnuniyetle karşılayan şehirlerin yönetimleri, Teksas ve diğer eyaletlerden gelen göçmen akınından dolayı kaynakların kısıtlandığını belirtiyor. Özellikle Venezuela gibi ülkelerden gelen sığınmacılara çalışma izni verilmesi gibi uygulamalar, göç politikasında yeni ayrışmaların ortaya çıkmasına neden oluyor. Öyle ki, uzun yıllardır Amerika’da yaşayan göçmenler bile yeni gelen sığınmacılara tanınan imtiyazlardan dolayı endişeleniyor.

Aynı Fikirde Olmayanlar Da Var!

Göç savunucusu gruplar ise, Amerikalıların sınırda yaşanan kriz söz konusu olduğunda ‘ne istediğine dikkat etmesi’ gerektiğini belirtiyor. Center for American Progress’te (Amerika İlerleme Merkezi) göç politikaları konusunda çalışmalar yapan Tom Jawetz, konuyla alakalı şu ifadeleri kullanıyor: “Trump’ın göç planı sadece göçmenleri ilgilendiren bir konu değil. Vatandaşlar da risk altında.

Siyasi atmosferde yaşanan bu gerilimin nereye varacağını kestirmek zor. NBC News’e göre, özellikle Trump destekçisi kesimlerin 2024 seçimlerine yönelik göç karşıtı önerilerinde ne kadar ileriye gidebilecekleri belirsiz. Öte yandan, Amerika’nın tarihi boyunca uyguladığı göç politikalarına toplumun desteği azalıyor. Göç politikalarının sadece göçmenleri değil, aynı zamanda Amerikan vatandaşlarını da etkileyebilecek bir boyuta ulaşması, önemli bir toplumsal ve politik gelişme olarak karşımıza çıkıyor. FWD.us sitesinin yöneticisi olan Todd Schulte, konuyla alakalı “Eğer yılda 1 milyon, 2 milyon, 3 milyon kişiyi göçmen olmaları nedeniyle hedef gösterirseniz, bu durum bu ülkede doğmuş Amerikalıların ve her yıl bu ülkeye gelen milyonlarca göçmenin de temel haklarına ve özgürlüklerine aykırıdır“, ifadelerini kullanıyor.

Politikacıların göç uygulamaları söz konusu olduğunda karmaşık bir denklemle karşı karşıya oldukları ortada. LA Times’da yayınlanan bir yazıda ‘Amerikan rüyası’ kavramını ve Amerika’da göçmen olma konusunu irdeleyen Gustavo Arellano, yazıda şu ifadelere yer veriyor: “Pek çok Amerikalı hem sosyal medyada hem de özel hayatlarında bu konudan şikayetçi. (…) Ancak unutmamak gerekir ki; bir ülkeyi çökerten şey siyasi farklılıklar değil, karamsarlıktır. Yeni gelenlerin iyimserliği ise ayakta kalabilmek için elimizdeki tek şans.

Kaynak: NBC News, Associated Press, LA Times

Bu gönderiyi paylaşın:

Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp
Email