Amerikan Savunma Bakanlığı’nın genel merkez binası olan Pentagon, dünyanın en büyük ofis binalarından biri.
Amerika’nın ulusal güvenliğinin sembolü olan bu bina, özgün mimari tasarımıyla biliniyor. Bina başta beş tarafı yollarla sınırlanmış olan farklı bir araziye inşa edilmek üzere tasarlandı. Dönemin Amerikan Başkanı Roosevelt, binanın o konuma inşa edilmesi halinde Arlington Mezarlığı’nın manzarasını engelleyeceğinden endişelendi. Bu yüzden Pentagon farklı bir araziye inşa edildi; ancak beşgen tasarımı da korundu.
O dönem Başkan’a ve Kongre’ye masrafı federal fonlarla karşılanan yapılar konusunda tavsiye veren Güzel Sanatlar Komisyonu, binanın yapımına karşı çıktı. Komisyonun başındaki Gilmore Clark, yapıyı “Washington’ın planına yapılan en ciddi ve en kötü saldırılardan biri” olarak nitelendirdi. Ancak İkinci Dünya Savaşı patlak vermişti ve o zamanın Savaş Bakanlığı’na ev sahipliği yapacak bir binaya ihtiyaç vardı.
Pentagon başta geçici olarak tasarlanmıştı.
Bina, 1940’ların başında, İkinci Dünya Savaşı tehdidi Amerika’ya yaklaşırken Savaş Bakanlığı’nın yaşadığı alan sıkıntısına geçici bir çözüm sunmak üzere tasarlandı.
1941 yılında inşaat başladı. İnşaat esnasında binanın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra hastane, ofis veya depoya dönüştürülmesi planlanıyordu.
İnşaat tam 16 ay sürdü ve 1943 yılının Ocak ayında tamamlandı. Tasarım ve yapımda toplamda 1000 mimar ve 14.000 işçi çalıştı. Binada 43.000 ton çelik, 680.000 ton kum ve çakıl taşı kullanıldı.
İkinci Dünya Savaşı’nın en hareketli günlerinde bina 33.000’den fazla kişiye ev sahipliği yapıyordu.
Binanın inşaatının sorumluluğunu Albay Leslie Groves üstlendi. Groves o dönem haftanın altı günü Washington’daki ofisinde çalışıyor, Pazar günleri de Pentagon’un inşaatını ziyaret ediyordu. Burada geçirdiği sürede ‘biraz huzur bulabilmek için savaş alanına gitmeyi umduğunu’ söyledi. Hemen ardından, J. Robert Oppenheimer’ın başı çektiği atom bombası projesi olan ‘Manhattan Project’i yönetmekle görevlendirildi.
Bina savaş sonrasında da kalıcı oldu.
Pentagon’un kapasitesi beklentileri aşınca yetkililer bu yapının savaş sonrasında da kullanılması gerektiğine ikna oldu. Böylece bina başka bir yapıya dönüştürülmedi ve Amerikan ordusunun komuta merkezi olarak kaldı.
Günümüzde binada Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri’nin ofisleri bulunuyor.
Pentagon dünyanın en büyük ofis binalarından biri.
Bu bina tam 6.500.000 metrekarelik ofis alanına sahip. Bu alan, Empire State Binası’ndaki taban alanının tam üç katı. Binada 7754 adet pencere var ve koridorları uç uca eklediğinizde yaklaşık 30 kilometreyi buluyor. Ancak beşgen biçimindeki tasarımı sayesinde birbirinden en uzak iki nokta arasında yürümek yalnızca 7 dakika sürüyor.





