Sade Vatandaşa Tutuklama Yetkisi Veren Kural: Citizen’s Arrest

Amerika’da sade bir vatandaş, suça karışan/karıştığı düşünülen bir kişiyi durdurabilir veya tutuklayabilir. Ayrıca kolluk kuvvetleri gelinceye kadar suçluyu orada tutmak için makul güç kullanabilir. Buna ‘citizen’s arrest’ (vatandaşın tevkifi) adı veriliyor.

‘Citizen’s arrest’ kavramına ilişkin kurallar, eyaletten eyalete değişiklik gösteriyor. Bu yüzden ciddi bir suça karışan birini gördüğünüzde ne yapacağınızı bilmeniz önemli.

Kaliforniya yasalarına göre ‘citizen’s arrest’ yapabilmek için bilmeniz gereken üç temel kural şunlar;

  1. Tutukladığınız kişinin ilgili suçu gerçekten işlediğine dair makul bir göstergenizin olması gerekiyor.
  2. ‘Kabahat’ (misdemeanor) ve ‘ihlal’ (infraction) kapsamındaki suçlarda tutuklama yapabilmeniz için suçun sizin huzurunuzda işlenmesi ya da teşebbüs edilmesi gerekiyor. Örneğin alışveriş yapmakta olduğunuz bir markette müşterilerden birinin çantasına bir kutu çikolata attığını gördüyseniz, bir ‘kabahat’ (misdemeanor) suçuna şahit oldunuz demektir. Bu durumda olaya müdahale edebiliyorsunuz.
  3. Cinayet gibi ağır bir suç (felony) söz konusuysa suça direkt olarak tanıklık etmeniz şartı aranmıyor. Fakat kolluk kuvvetlerinin aksine, ağır bir suçun işlendiğinden yalnızca şüphelenerek tutuklama yapamıyorsunuz, bu ağır suçun gerçekten işlendiğinden emin olmanız gerekiyor.

Eğer bu şartları sağlamadan bir ‘citizen’s arrest’ yapmaya çalışırsanız, yapacağınız müdahale saldırı veya darp gibi algılanabilir ve suçlanabilirsiniz.

‘Shopkeeper’s Privilege’ nedir?

Amerika’nın bazı eyaletlerinde ‘shopkeeper’s privilege’ (esnaf ayrıcalığı) adı verilen bir kural var. Dükkanında bir hırsızlık yapıldığına şahit olan bir esnaf, hırsızın dükkanı terk etmesine izin vermeme hakkına sahip. Esnaf, hırsızlık yapan kişiyi dükkanında alıkoyabiliyor. Bu kural Kaliforniya’da da geçerli.

Bu kural kapsamında dükkan sahibi, bu kişinin olay mahalinden kaçmasını engellemek veya kendini savunmak için güç de kullanabiliyor. Elbette ki bu gücün ölümcül olmaması ve makul sınırlarda tutulması şart.

Aynı durum sinema işletmecileri ve kütüphane çalışanları için de geçerli. Diyelim ki biri sinema salonunda perdeyi kameraya çekiyor. Uyarıları da dikkate almıyor ve kaydı durdurmayı reddediyor. Bu gibi durumlarda sinema işletmecisi bu kişiyi alıkoyabiliyor. Benzer şekilde bir kütüphane çalışanı, kitap çalmaya çalışan birinin kütüphaneyi terk etmesine engel olabiliyor.

Bu yasalar nereden çıkmış?

Vatandaşların tutuklama yapmasına izin veren yasaların kökeni, Orta Çağ İngiltere’sine kadar uzanıyor.

İngiltere Kralı 1. Edward tarafından 1285 yılında çıkarılan ‘Winchester Tüzüğü’, vatandaşlara tutuklama hakkı veren ilk yasalardan biri. O dönem profesyonel kolluk kuvvetlerinin yetkileri ve ulaşabildikleri yerler sınırlıydı. Bu yüzden sade vatandaşın da bir suça şahitlik etmese bile tutuklama yapabilmesi, makul bir çözümdü. Bu kural, Avrupalı sömürgeciler tarafından Amerika’ya getirildi.

Günümüzde 911’i arayarak rahatlıkla, hemen hemen her yerden kolluk kuvvetlerine ulaşabiliyorsunuz; ancak ‘citizen’s arrest’ uygulamalarına hala ihtiyaç duyuluyor. Çünkü Kaliforniya ve diğer birçok eyalette kolluk memurları, kendi huzurlarında işlenmemiş olan ‘misdemeanor’ ve ‘infraction’ tipi suçlar nedeniyle tutuklama yapamıyor. Bu tür suçlarda sade vatandaşın tevkif yetkisine ihtiyaç duyulabiliyor.

Bugün Amerika’daki eyaletlerin tümünde ‘citizen’s arrest’ uygulaması bulunuyor; ancak detaylar farklılık gösterebiliyor.

Kaynak: OJP, DSH, NY Times, The Economist

Bu gönderiyi paylaşın:

Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp
Email