Los Angeles’ın Karanlık Günleri: 1992 İsyanları

1991 yılında Los Angeles’ta görev yapan dört polis memuru, Afrika kökenli ABD vatandaşı Rodney King’i vahşice dövdü. Memurların üçü beyazdı ve bu dava kısa sürede ırk temelli bir çatışmaya dönüştü. Olay, tanık olan bir kişi tarafından kameraya kaydedildi ve görüntüler basına servis edildi.

Polis memurlarının açılan davadan beraat etmesi, yıllardır şehirdeki ırksal ve ekonomik eşitsizliklerden yana dertli olan milyonlarca kişinin sokağa dökülmesine neden oldu. Yakın tarihte önemli bir yer edinen isyanlar beş gün sürdü ve ırkçılık, ekonomik eşitsizlik ve polisin orantısız güç kullanımı konularında ülke geneline yayılan tartışmalar başladı.

Ne olmuştu?

King, 1991’in Mart ayında polisle yüksek hızlı bir kovalamacaya girmiş, ardından alkollü araç kullanmakla suçlanmıştı. Polis aracı durdurdu, genç adamı aracından indirdi ve 15 dakika boyunca sopalarla dövdü. Dört polis Rodney King’e şiddet uygularken çevrelerini saran diğer polisler de olayı izliyor ve yorumlar yapıyordu.

Olay sonucunda King’in kafatası, dişleri ve çeşitli kemikleri kırıldı; kalıcı beyin hasarı oluştu.

Olaydan bir yıl sonra, 29 Nisan 1992 tarihinde; 12 kişiden oluşan bir jüri polis memurlarını suçsuz buldu.

Los Angeles şehrindeki olaylar kısa sürede büyüdü.

Karar öğleden sonra saat 3 sularında açıklandı. Aradan birkaç saat geçmeden, şehir genelinde protestolar başladı. Vatandaşlar içki mağazalarını, marketleri, fast food restoranlarını yağmaladılar. Beyaz tenli motorcular şiddete hedef gösterildi; bazı vatandaşlar araçlarından indirilip dövüldü. Çok sayıda bina yakıldı, şiddet kısa sürede tüm şehri sardı.

Şehrin güneyinde yapılan protestolar özellikle şiddetliydi. O zamanlar şehrin o bölgesinde nüfusun yarıdan fazlasını siyahi vatandaşlar oluşturuyordu. Hali hazırda bölgedeki gerilim zaten tırmanmaktaydı: İşsizlik oranı yüzde ellileri bulmuştu, bir uyuşturucu salgını bölgeyi kasıp kavuruyordu, çete faaliyetleri ve şiddet olayları sık görülür hale gelmişti.

30 Nisan tarihinde, Belediye Başkanı Bradley şehir genelinde sokağa çıkma yasağı ilan etti ve otobüs seferleri durduruldu.

Olaylardan en çok etkilenen yerlerin başında Koreatown geliyordu.

Los Angeles şehrinin en geniş göçmen bölgelerinden biri olan Koreatown, protestolardan büyük zarar gördü. Olayın tanıklarından biri olan fotoğrafçı Chang Lee, bölgeye üç gün boyunca herhangi bir kolluk kuvvetinin uğramadığını belirtiyor.

80’li yılların sonunda, siyahilerin yaşadığı mahallelerdeki dükkanların önemli bir kısmının sahipleri Korelilerdi. Sosyal ve ekonomik adaletsizlikten kaynaklanan sınıf kini ve öfke, Kore göçmenlerinin hedef gösterilmelerine yol açıyordu.

Rodney King olayının da yaşandığı yıl olan 1991’de Güney Los Angeles bölgesinde bulunan Koreli bir mağaza sahibi, portakal suyu çalmakla suçladığı Latasha Harlins adında 15 yaşında siyahi bir genç kızı vurarak öldürdü. Daha sonraki araştırmalarda Harlins’in öldürüldüğünde elinde meyve suyunu ödeyeceği paranın bulunduğu ortaya çıktı. Mağaza sahibi denetimli serbestlik ve 500 Dolar para cezası aldı.

Bu olaylar, bölgede bulunan Kore göçmenleri ile siyahiler arasındaki gerilimi tırmandırdı ve siyahi vatandaşların adalet sistemine olan güvensizliğini artırdı. Afro-Amerikalılar, polislere güvenmiyorlardı; vatandaşları korumakla görevli kolluk kuvvetlerinin sebepsiz yere şiddet uyguladığını söylüyorlardı.

Los Angeles kentinde yaşanan ve bir haftaya yakın süren protestolarda 50 kişi hayatını kaybetti ve 1000’e yakın vatandaş yaralandı. Yaklaşık 1 milyar dolar tutarında bir hasar meydana geldi. Bu hasarın %40’ı Koreatown’ı vurmuş, Koreli vatandaşların açtığı dükkanlar büyük zarar görmüştü.

Kore göçmenlerinin sahip olduğu dükkanlar yağmalanırken, LAPD birimleri şehrin batısındaki daha zengin semtlere yapılan yağmaları engellemeye çalışıyordu. Bu durum Koreatown sakinlerinin kendilerini korumak durumunda kalmalarına sebep oldu.

Kore göçmenleri hala o günleri hatırlıyor

Bölgede yaşayan Kore göçmenleri, kolektif hafızalarında derin yer edinmiş olan bu protesto olaylarını “Saigu” adıyla anıyor. “Saigu”, Korece olayların başlangıç tarihi olan ‘29 Nisan’ (4-29) anlamına geliyor.

Olayın yol açtığı psikolojik yaralar da bir o kadar derin: 1993 yılında Korean American Inter-Agency Council’in yaptığı ankete göre, üniversite çağındaki Kore göçmeni Amerikalı gençlerin yüzde 15’i olaylar nedeniyle eğitimlerini yarıda bırakmış.

Sivil toplum örgütü Asian Americans Advancing Justice’in yöneticisi Connie Chung Joe, konuyla ilgili NBC’ye verdiği demeçte, “Saigu Kore göçmenleri için neredeyse bir anıt haline geldi. Bizlere derin bir üzüntüyü, kaybetmeyi, hedef gösterilmeyi ve terk edilmeyi hatırlatıyor“, ifadelerini kullandı.

Kaynak: NPR, CNN, NBC, LA Times, NY Times

Bu gönderiyi paylaşın:

Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp
Email