‘Lawful Order’ Kavramı Hakkında

“Lawful Order” kavramı için önemli bir olay olarak 2015 yılında Teksas’ta yaşayan Sandra Bland adında bir genç kadın, arabasını kenara çekmesini isteyen bir polis memuru (state trooper) ile tartışmaya girdi.

28 yaşındaki Bland, şerit değiştirirken sinyal vermediği gerekçesiyle kendisini durduran polis memuruyla tartışmaya girdi. Bland bu tartışmayı cep telefonunun kamerasıyla kaydetti; 39 saniyelik videoda oldukça sinirli görünen polis memuru, genç kadını şok tabancasıyla tehdit ediyordu.Olayın ardından gözaltına alınan Bland, üç gün sonra hücresinde asılı halde bulundu.

Bland’in ölüm sebebi, resmi kayıtlara intihar olarak geçti. Olay uluslararası düzeyde ilgi çekti ve kolluk kuvvetlerinin yetki sınırları ve bireysel özgürlükler konusundaki tartışmaları alevlendirdi. Videoda, polis memurunun ‘sinyal vermediği’ gerekçesiyle Bland’in aracını sağa çekmesini istediği görülüyor. Polis memuru, genç kadına önce sigarasını atmasını söylüyor. Bland reddedince polis memuru genç kadına araçtan inmesi emrini veriyor.

Genç kadın bu emri de reddediyor. Polis memurunun seyreden tartışmada Bland’e ‘size kanuni bir emir veriyorum’, dediği görülüyor.

Peki, ‘Kanuni Emir’ Kavramı Nasıl Tanımlanabilir?

Konuyla ilgili Washington merkezli The Hill gazetesinde yayınlanan bir yazıda, ‘kolluk kuvvetlerinin davranışlarına ilişkin kamuoyu incelemesinin artmasıyla birlikte, yasama organlarının “kanuni emir” kavramını tanımlama konusunda daha net rehberlik sağlamalarının zamanı geldi’ ifadelerine yer verildi.

Mahkemelerin ‘kanuni emir’ konusunu tanımlarken kullandığı ifadeler yeterince açık değil ve kafa karıştırıcı. 1973 yılında görülen People v. Jennings davasında mahkeme, savcılığın ‘kanuni emir’ kavramını tanımlarken kullandığı ‘emri alan kişinin kanunu çiğnemesini gerektirmeyen emir’ ifadesini reddetti. Mahkemenin iddiasına göre bu tanımın kabul edilmesi halinde sürücüler, polis memurunun her türlü isteğini kabul etmek zorunda kalabilirdi. Aynı mahkeme daha sonra ‘kanuni emir’ kavramının ‘amacına ulaşmak için makul şekilde tasarlanmış emir’ olarak tanımlanmasını kabul etti.

Kısacası, terimler net bir şekilde tanımlanmamıştı.

Peki Polis Memuru Lawful Order Konusunda Haklı mı?

Sandra Bland olayına benzer durumlarda akılda tutulması gereken bazı gerçekler var. Bunlardan ilki, polis memurluğunun tehlikeli bir iş olması. Özellikle trafik polisleri; işlerinin doğası gereği toplumun her kesiminden insanla karşılaşıyor. Bu da tehlikeli durumlar yaratabiliyor. Bu da Amerika’daki trafik polislerinin özellikle şoförlerle karşılaştıkları durumlarda normalden daha hassas davranmasına yol açıyor. Yasalar, bu sebeple polis güvenliğini sağlayacak şekilde tasarlanmış.

Ancak polis memurlarının güvenliği ile bireysel haklar arasında bir denge kurulması gerekiyor. Bu dengenin kurulması, sürücünün haklarının nerede bittiğini ve memurun ‘kanuni emri’ ne zaman verebileceğini anlaması ile mümkün.

Kavramın Sınırlarının Daha Net Belirlenmesi Gerekiyor.

The Hill gazetesindeki yazıda; “memurun emrinin ‘kanuni’ olup olmadığı belirlenirken öznel kriterlere göre hareket edilemezEğer öznel olasılıklara göre hareket ediliyorsa, o zaman neyin ‘kanuni emir’ olduğuna dair her türlü sınırlama ortadan kaldırılabilir“, ifadesine yer veriliyor.

Bland olayında, polis memuru ‘sigaranı at’ emrinin ‘kanuni emir’ kapsamında olduğunu düşünüyordu. Bland ise aynı fikirde değildi. ‘Kanuni emir’ kavramının ne anlamına geldiği konusunda yaşadıkları fikir çatışması büyüdü, tartışmaya dönüştü ve genç kadının intiharıyla sonuçlandı. Tarafların kendi yetki sınırlarını bilmemelerinden kaynaklanan belirsizlik, gündelik bir polis çevirmesini bile olması gerekenden daha karmaşık hale getirmiş oldu.

Kaynak: NY Times, The Hill, Huffpost, Polfed.org

Bu gönderiyi paylaşın:

Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp
Email