Azınlık Mensubu Seçmenlerin Biden için Desteği Azalıyor: Bundan Sonra Ne Olacak?

5 Kasım 2024’te düzenlenecek olan Amerikan Başkanlık seçimleri, Amerika’da gündemi belirlemeye devam ediyor.


Beyaz olmayan vatandaşların Joe Biden’a verdiği destek azalırken Cumhuriyetçi kanat, uzun yıllar sonra ellerine geçen bu imkanı değerlendirmeye çalışıyor.

Cumhuriyetçi Parti 70’lerden bu yana işçi sınıfındaki beyaz seçmenler arasında oldukça popüler. Eski başkanlardan Richard Nixon, Ronald Reagan (ve yakın dönemde Donald Trump) bu sınıfın arzu ve ihtiyaçlarına cevap veren politikalarla gemilerini yürüttüler. O tarihe değin devletin ekonomiye ağırlığını koymasını savunan ‘New Deal’cı Demokratlara yakın olan işçi sınıfı beyazlar, bazı istisnalar haricinde Cumhuriyetçilerin safına geçmeye başladılar.

2024 seçimini gözlemleyen bazı uzmanlar, bugünlerde işçi sınıfındaki azınlık seçmenlerinin de benzer bir süreçten geçtiğine inanıyor. Bu analize göre 60’lar ve 70’lere damga vuran özgürlükçü toplumsal hareketlerin milyonlarca işçi sınıfı beyaz seçmeni ürkütüp Cumhuriyetçi Parti etrafında toplaması gibi, “woke kültürü” olarak tabir edilen günümüz ilerici hareketleri de Demokrat Parti için bir ‘ters mıknatıslanma’ yaratmış olabilir.

Bu analize katılmayanlar da var. Demokratlara yakın araştırma şirketi Equis Research’ün başkan yardımcısı Carlos Odio konuyla ilgili “Bu değişimin bir kültür savaşından kaynaklandığını söyleyebilmemiz mümkün değil. Trump ve Cumhuriyetçileri yönlendiren esas konu, ekonomi. Günün sonunda her şey dönüp dolaşıp ekonomiye bağlanıyor“ ifadelerini kullandı.

Seçim anketleri ise azınlık kesimlerinde Biden ile Trump arasındaki makasın kapandığını gösteriyor. Yani artık işçi sınıfındaki Latino ve siyah seçmenler, Cumhuriyetçi kanada eskisinden daha çok destek veriyor.

Bu değişimin sebebi ne?

New York Times’ın 1500 katılımcıyla düzenlediği ankete göre, 2020 seçimlerinde azınlık mensubu seçmenlerden %70 civarında destek alan Biden, şimdi bu grupta keskin bir düşüş yaşıyor.

Beyaz olmayan ve işçi sınıfına mensup olan seçmenler, Biden döneminde uygulanan politikalardan dolayı hayal kırıklığına uğramış gibi görünseler de, kültür ve ırk temelli konularda Cumhuriyetçilerle aynı sayfada olamıyorlar. Public Religion Research Institute tarafından yapılan başka bir araştırma, üniversite diploması bulunmayan azınlık mensubu seçmenlerin neredeyse %60’ının ‘Cumhuriyetçi Parti’nin ırkçılar tarafından ele geçirildiği’ konusunda hemfikir olduğunu da gösteriyor.

CNN’e göre bu durum, Demokratların bu seçmen grubunu kendi tarafına çekebilmek için kullanabileceği en iyi koz. Konuyla alakalı yapılan incelemelerde, ‘beyaz olmayan’ veya ‘azınlık mensubu’ gibi tabirlerin karmaşıklığına da dikkat çekiliyor. Bu tür siyasi analizlerde ‘azınlık mensupları’ ifadesi sanki tek bir grubu temsil ediyormuş gibi görünse de, farklı etnik kökenlerden gelen insanlar kendi içlerinde dahi sıklıkla ayrışıyor. Örneğin siyah Amerikalılar arasında Biden’a verilen destek, Hispanik veya Latino seçmenlerinkinden çok daha yüksek. Latino seçmenlerin yaş ortalaması siyah seçmenlerden daha düşük.

Biden’ın ekonomi yönetimi eleştiri konusu.

Biden’ın ekonomi yönetimi, farklı kökenlerden ve siyasi görüşlerden seçmen grupları tarafından sıklıkla eleştiriliyor. Demokrat Parti’nin Latino danışmanlarından Kristian Ramos “Bu durum 2012 yılını hatırlatıyor: Obama da ekonomi konusunda benzer problemler yaşadı. Şimdi, tıpkı o zaman yaptığımız gibi bir hikaye anlatmalı ve sunacağımız çözümler hakkında konuşmaya devam etmeliyiz. Yapacak çok işimiz var ve bunun için vaktimiz de var. İnsanlar yaptığımız şeyleri duyduklarında bu hoşlarına gidiyor ve kararsız seçmeni kendi tarafımıza çekebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

Araştırmalara göre Biden’a genç seçmenler arasında verilen destek de azalıyor. American Enterprise Institute adlı düşünce kuruluşunda çalışan araştırmacı Daniel Cox’un bu konudaki yorumu şöyle: “Biden’a olan desteğin azalma sebepleri yaşı, geçmişi ve siyasete yaklaşımı. Ayrıca gün geçtikçe daha da ilerici hale gelen ve liderlerinden daha fazla dinamizm bekleyen bir partide eski bir tarz politikacı olarak göze çarpıyor.

Siyah ve Latino seçmenlerin Trump döneminde gittikçe Demokratlaşan beyaz seçmenlere göre daha muhafazakar bir dünya görüşüne sahip olduğuna da dikkat çekiliyor. Bu durum azınlık mensubu seçmenlerin Cumhuriyetçi kanada kayıtsız şartsız destek sunacağı anlamına gelmiyor; ancak bu seçmenlerin Demokrat Parti’nin son zamanlarda temsil ettiği değerleri benimseyemediği de ortada.

Trump’ın göçmenlik konusuyla ilgili ifadeleri de belirleyici olabilir.

Trump’ın son zamanlarda göçmenliğe ve Biden’ın göçmenlik politikasına ilişkin kullandığı sert ifadeler ve sunduğu bazı vaatler de sonucu etkileyebilir. Göçmenlerle ilgili kullandığı ‘kanımızı zehirleyenler’ ifadesi Nazi dönemini hatırlattığı gerekçesiyle tepkiyle karşılanmış, ayrıca doğuştan vatandaşlık hakkının sona erdirilmesi ve göçmen toplama kampları gibi vaatleri de ülke genelinde yankı uyandırmıştı.

Bütün bu karmaşık denklemler hesaba katıldığında, Başkanlık seçimlerinde hangi tarafın kazanma ihtimalinin daha yüksek olduğunu kestirmek güçleşiyor. Seçime yaklaşık 11 ay olduğu düşünüldüğünde, tarafların bu noktadan sonra ortaya koyacağı politikalar ve azınlıklarla işçi sınıfı mensuplarının konuyla alakalı tavrı, seçim sonuçlarında da belirleyici rol oynayacak gibi görünüyor.

Kaynak: CNN, Newsweek, Vox

Bu gönderiyi paylaşın:

Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp
Email