Amerika vs. TikTok: Şimdiye Kadar Ne Oldu?

Amerikan hükümeti ile TikTok arasında yaşanan anlaşmazlıklar, uzun süredir gündemi meşgul ediyor.

Son olarak Amerika Temsilciler Meclisi, TikTok platformunun sahibi Çinli ByteDance firmasından uygulamayla ilişiğini kesmesini istedi.

Temsilciler Meclisi’nden Steve Scalise, ‘TikTok’un Çin Komünist Partisi ile bağlarını koparmak zorunda olduğunu’ belirtti.

TikTok ByteDance ile bağını kesmezse Amerika’da yasaklanabilir.

Uygulamanın Amerika’da yasaklanması sıklıkla gündeme geliyor, ancak bu gündem her seferinde şirketin yürüttüğü yoğun lobi faaliyetleriyle engelleniyor.

TikTok, Amerika’dan aldığı kullanıcı verilerinin Çin hükümetiyle paylaşılmadığı konusunda ısrarcı. Konu hakkında şirketten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Bu uygulamanın önceden belirlenmiş bir sonucu var; TikTok’u Amerika’da tamamen yasaklamak istiyorlar. Hükümet 170 milyon Amerikalının Anayasa’dan gelen ifade özgürlüğünü elinden almaya çalışıyor.”

Temsilciler Meclisi’nden Steve Gallagher, uygulamanın ByteDance tarafından satılmasına destek olunması için Amerika’daki yatırımcılara çağrıda bulundu. Gallagher, açıklamasında “TikTok kullanıma açık kalmalı, insanlar platformda ne isterlerse paylaşabilmeli. Ancak bir satış yapılması gerektiği ortada. Bunu bir yasak değil, tümörün ortadan kaldırıldığı ve hastanın kurtarıldığı bir ameliyat gibi düşünmekte fayda var.”

Her şey nasıl başladı?

Geçtiğimiz Ocak ayında Universal Music, TikTok platformuyla telif konusunda yaşanan bir anlaşmazlığı gerekçe göstererek şarkı kataloğunun uygulama tarafından kullanılmasını engelledi.

Artık TikTok videolarında Taylor Swift, Ariana Grande ve Rihanna gibi sanatçıların eserleri kullanılamayacak.

Universal ile çalışan sanatçıların şarkılarını içeren çok sayıda TikTok videosu bu sebeple sessizliğe büründü. Yeni videolar hazırlayacak kişiler de artık Universal kataloğundan faydalanamayacak.

Universal Music bir açıklama yayınladı.

Universal Music’in konuyla alakalı Ocak ayının sonunda yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

TikTok ile aramızdaki sözleşme 31 Ocak 2024 tarihinde sona eriyor. Sözleşmeyi yenilemeye ilişkin müzakerelerde üç temel sorunu dile getirdik: Sanatçılarımıza uygun ödemelerin yapılması, sanatçılarımızın yapay zekanın zarar verici etkilerinden korunması ve TikTok kullanıcıların çevrimiçi güvenliğinin sağlanması.

TikTok, benzer platformların sanatçılara sunduğu ücretin çok altında bir ödeme yapmayı teklif etti. Kullanıcı sayısı ve reklam gelirleri artmaya devam eden TikTok, toplam gelirimizin yaklaşık %1’ini karşılayabiliyor. Sonuç olarak bu platform müzik temelli bir iş yaparken müzik için adil oranlarda ödeme yapmamış oluyor. (…) Yapay zeka konusuna gelince; TikTok, AI tarafından üretilmiş kayıtlarla dolu. Ayrıca AI ile müzik üretilmesini teşvik eden araçlara da platformda yer veriliyor. Hem bunu yapıp hem de sanatçılara verdiğiniz payı azaltıyorsanız, sanatçıların yerlerinin yapay zeka tarafından doldurulmasına sponsor oluyorsunuz demektir.”

Çinli teknoloji şirketi ByteDance’in sahibi olduğu TikTok’un platformunda eserlerinde yer veremeyeceği şarkıcılar arasında Lady Gaga, Justin Bieber, Billie Eilish, J Balvin ve Amy Winehouse gibi isimler de bulunuyor.

TikTok, Universal’ı suçladı.

TikTok, Universal’ın açıklamasına verilen yanıtta şirketi ‘kendi açgözlülüklerini sanatçıların ve şarkı yazarlarının çıkarlarının önüne koymakla’ suçladı.

Sosyal medya platformu tarafından yapılan açıklamada “Universal, bir milyardan fazla kullanıcıya sahip bir platformun güçlü desteğinden uzaklaşmayı seçti. Oysa TikTok sanatçıları için ücretsiz bir tanıtım ve keşif aracı olarak da hizmet veriyor” ifadeleri kullanıldı.

Ancak TikTok bu açıklamalara rağmen hakları Universal Music’e ait olan şarkıların platformda yeniden kullanılmasını istiyor.

Platformun websitesi üzerinden yapılan son açıklamada konu hakkında şu ifadelere yer verildi: “Universal Music’in talebi doğrultusunda, Universal ile birlikte çalışan müzisyenlere ait eserlerin platformdan kaldırılması çalışmalarına devam ediyoruz. Universal’ın bu tavrı yalnızca temsil ettiği sanatçıları değil, Universal ile çalışmayan tüm sanatçıları etkiliyor. Universal Music Group ile adil bir uzlaşma yapma konusunda kararlıyız.

Bu soğuk savaş nasıl kızıştı?

Şirketler arasında devam eden soğuk savaş aniden kızıştı.

Eser sahipleri TikTok’u kitlelere ulaşma konusunda etkili bir uygulama olarak görürken, özellikle düşük telif ödemeleri nedeniyle platforma tepki gösterenler de çoğunluktaydı.

TikTok da, tıpkı YouTube gibi, ‘Digital Millennium Copyright Act’ yasasına tabi. Bu yasa kapsamında platformlar, kullanıcıların yüklediği içeriklerde yer alan şarkıları eser sahipleri itiraz edene kadar yayınlama hakkına sahip.

Öte yandan Universal’ın TikTok’a karşı yaptığı bu hamle şirketin zorlu bir dönemine denk geldi. Sosyal medya platformlarının çocuklara ve gençlere zarar verdiği yönündeki tartışmalardan TikTok da nasibini aldı ve şirket soruşturmaya tabi tutuldu.

TikTok’un kullanıcıları ‘yönlendirmesi’ de endişe konusu.

TikTok’un dünya genelinde kullanıcı sayısını artırdıkça kamuoyunun fikirlerini değiştirme konusunda daha da etkili hale gelmesi de bir diğer tartışma konusu. Amerika’da uygulamayı eleştirenler, özellikle son dönemde ‘Filistin yanlısı’ videoların yayıldığını ve bu yüzden TikTok’un Amerika’da yasaklanması gerektiğini savunuyor.

TikTok, Dünya genelinde 1 milyardan fazla kullanıcıya ev sahipliği yapıyor. Bu kullanıcıların 150 milyonu Amerika’da yaşıyor. Uygulamanın Amerika’da yasaklanması gerektiğini savunanlar, bu 1 milyar kişinin İsrail’e ilişkin fikirlerinin TikTok paylaşımlarıyla değişebileceği konusunda endişeli.

Arkadaşlık uygulaması Tinder’ın eski yöneticilerinden olan Jeff Morris Jr., geçtiğimiz günlerde X (eski adıyla Twitter) üzerinden yaptığı açıklamada ‘İsrail’in TikTok savaşını kaybettiğini’ ifade etmişti. Platformda #standwithpalestine (”Filistin’in yanındayım”) hashtag’i 2.9 milyar görüntülenme alırken #standwithisrael (”İsrail’in yanındayım”) hashtag’inin görüntülenmesi 200 milyonda kalmıştı.

TikTok’un kullanıcı kitlesini gençler oluşturuyor; Platformun Amerikalı kullanıcılarının yarısı 25 yaşın altında. Bu da uygulamanın yol açabileceği fikir ayrılıklarından endişe edilmesinin bir diğer sebebi.

Bu gönderiyi paylaşın:

Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp
Email