16 Yaşındayken NASA’ya ve Savunma Bakanlığı’na Sızan Hacker: Jonathan James

2000 yılında, Miami’de yaşayan henüz 16 yaşındaki Jonathan James adlı hacker, Amerikan Savunma Bakanlığı ve NASA’nın bilgisayar sistemlerine sızdığı gerekçesiyle hapis cezası aldı. James, Amerikan tarihinde bir siber suç işlediği gerekçesiyle hapse atılan ilk gençti.

James, hacker’lığa küçük yaşlarda merak sarmıştı. 15 yaşından itibaren, Miami’deki okullardan başlayarak birçok farklı kurumun sistemlerine izinsiz girişler yaptı.

Aynı yıl, Amerikan Savunma Bakanlığı’na bağlı bir kurum olan ve temel işlevi Amerika’ya yönelik potansiyel tehditleri analiz etmek olan Savunma Tehditlerini Azaltma Ajansı’nın (DTRA) sistemlerini hack’ledi. Bu sayede DTRA’daki kurum içi mesajlaşmalara ve veritabanındaki kullanıcı adlarıyla şifrelere ulaştı. James’in elde ettiği veriler arasında resmi askeri bilgisayarlarda yer alan kullanıcı bilgileri de bulunmaktaydı.

NASA ile alakalı gizli bilgiler de hacker James’in hedefindeydi.

Genç hacker ayrıca NASA’nın çok önemli bir yazılımının kaynak kodlarını da ele geçirdi. Bu yazılım, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki sıcaklık ve nem kontrolü gibi fiziksel koşulların kontrol edilmesini sağlıyordu.

James bazı özel yazılımları ve verileri bilgisayarına indirdi, bazı bilgisayarların üç hafta süreyle kapalı kalmasına sebep oldu. Bu eylemler, NASA’nın 40.000 doların üstünde para kaybetmesine yol açtı.

2000 yılının Ocak ayında federal ajanlar James’in ailesiyle birlikte yaşadığı eve baskın düzenledi. Operasyonu yürüten kurumlar arasında Savunma Bakanlığı, NASA ve Polis Departmanı vardı.

James, internette anonim olarak faaliyet gösteriyordu ve kullanıcı adını belirtmekten kaçınıyordu. Kendisi de bir bilgisayar sistemleri analisti olan babası Robert James, suç duyurusunun ardından oğlunun kullanıcı adını açıkladı: ‘cOmrade’. Robert James, konuyla alakalı Miami Herald’a verdiği bir röportajda şu ifadeleri kullanıyordu:

‘’Yirmi yıldır bilgisayarlarla uğraşıyorum, ancak onun yaptığı şeyi yapamam. Oğlumun zararlı bir şey yaptığını düşünmüyorum.’’

Yetkililer onunla aynı fikirde değildi. Hacker James, işlediği suçlardan dolayı 7 ay ev hapsi cezası aldı. Ayrıca NASA ve Savunma Bakanlığı’na özür niteliğinde mektuplar yazmasına ve bilgisayar kullanmamasına da karar verildi.

James davası, siber suçlara ciddiyetle yaklaşılmasına sebep oldu.

Başsavcı yardımcısı Richard Boscovich, James’in suçu işlediği tarihte yetişkin olması halinde 10 yılı aşkın hapis cezasına çarptırılabileceğini belirtti. Aynı zamanda, gençlerin ‘şaka yapmak’ niyetiyle giriştiği bu tür eylemlere daha ağır cezalar verilmesi de gündeme geldi. Siber suçlara karşı daha sert önlemler alınmasına karar verildi.

Hacker Jonathan James’in avukatı Ted Klein, genç adamın ‘’büyük bir hata yapmış iyi, akıllı bir çocuk’’ olduğunu belirtiyordu. Klein, James’in yetenekleri doğrultusunda eğitilerek topluma kazandırılması gerektiğini belirtti.

Ancak genç hacker işler hiç öyle gitmedi.

2008 yılında, yapı marketler zinciri TJX’in sistemleri hack’lendi. Eylemi yapan hacker grubu, mağaza müşterilerinin kredi kartı bilgileri de dahil olmak üzere birçok özel bilgiyi ele geçirmişti. Aynı çete bundan önce de Barnes & Noble, OfficeMax, Target gibi birçok büyük çaplı şirketin sistemlerine sızmıştı. Grubun elebaşı Albert Gonzalez’in bu tür eylemler sonucunda milyoner olduğu iddia ediliyordu.

Olaya karışan hacker’lar ile arkadaş olan Jonathan James’in evine baskın düzenlendi. Ayrıca erkek kardeşi ve kız arkadaşının evi de basıldı. James’in evinde bir dizi intihar notu ve ruhsatlı bir silah bulundu. Babasının söylediğine göre genç adam depresyona oldukça yatkındı.

Çetenin elebaşı Gonzalez’in yazışmalarında rastlanılan ‘J.J.’ kullanıcı adının Jonathan James’e ait olduğu düşünülüyordu. Baba Robert James de bu kullanıcı adının oğluna ait olduğunu belirtiyordu.

Jonathan James, 18 Mayıs 2008 tarihinde evinin banyosunda ölü bulundu. Başına bir el ateş ederek henüz 24 yaşındayken intihar eden genç adam, arkasında şu notu bıraktı:

“Adalet sistemine inancım yok. Belki de bu yaptığım şey, kamuoyuna güçlü bir mesaj gönderecek. Bu durum üzerindeki kontrolümü kaybettim ve kontrolü yeniden ele almamın tek yolu buydu.”

Ölümünden 10 gün sonra, bir komşusu iki adamın Jones’un arabasını kurcaladığını gördü. Komşu, aracın altına girmiş olan adamların yanına gittiğinde, ikilinin izleme cihazını geri almaya gelen Gizli Servis çalışanları olduğunu öğrendi.

James’in trajik ve düşündürücü hikayesi, devletin siber suçlarla mücadele konusunu ciddiyetle ele almasına neden oldu.

Kaynak: The New York Times, Miami Herald, Wired

Bu gönderiyi paylaşın:

Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp
Email